top_logo_blank

Vollbild anzeigen

Kalplerin Gönülden Birlestigi Nokta  www.Gonuldostu.de.ms

1

 

1
1
1
header
Gül Bahcesi
Multimedya
Kur´an ve Namaz
 Flash Animasyonlar
Belgeseller
Mübarek Geceler
Mezhep imamlari
Download
Dost Siteler
Hava Durumu
HAVA DURUMU
footer
Günlük Gazeteler

Zaman Akşam Radikal
Türkiye Star Cumhuriyet
Yeni Şafak Gözcü Posta
Hürriyet Sabah Milliyet
footer
Salavat
footer
Salavat Kampanyasi

footer
Allah Dostlari
footer
Osmanli Padisahlari
footer
Canakkale Sehitlerine
footer
Sancak
 
La ilahe illallah
footer
Filistine Mektup

footer
internet Bilgileriniz


Gönül Dostu

footer
Internet Bilgileriniz

IP

Ziyaretci Sayisi
footer
 
Ziyaretcilerimiz


Gönül Dostu

Hava Durumu


Gönül Dostu

footer

Niyetinizi Hazreti Peygamberin (s.a.v) ümmetini atesten kurtarmak icin yapin calisin.    Gavs-i San-i (k.s)     ...........BİR ÇÖLDE İMAN TÜTERSE, SUSUZ ÇÖLLER NEHİR OLUR; YOK İSE İTİKADIN, SERVET-Ü SAMAN OLUR............         ...BöYle kApıYı bULmUŞsUn DayA sIRTıNI bE göNüL sEydAYa DA DoSt OLMuSSuN SamİMİ ol bE GöNüL...                     

footer
footer

footer
Ugur Isilak .... Bir Damla Olsam...

footer
Ensar Kardeslerden  Cay ilahisi.....
 
footer
Hasret Türküsü...  Burasi Adiyaman-Menzil....

footer
Tevazuda Toprakları Kıskandıran Gül Gibi Yüzünüz Olsun
 

Tövbeyi Verirsin Gelen Şaşkına,
Nurları Dökersin Gönül Köşküne,
Kalbimi Düşürdün Allah Aşkına,
Devamlı Yanında Kalasım Gelir...

footer
Heybet-i Gavs
 
footer
halet-i ruhiye'm...
 
footer
Hasret......
 

Ne görsem, ötesinde hasret çektiğim diyar;
Kavuşmak nasıl olmaz, mademki ayrılık var?

footer
O seni sevince sırtını Sultan Murad´a bile keselettirir
 

 

Habib Baba, 4. Murad devrinin gizli, kimsenin bilmediği Allah dostlarındandır. Yaşlıdır, fakirdir, gariptir. Fakat Rabbinin katında da alemlere denk bir değerin sahibidir.
Yaşlı Habib Baba, uzun bir kervan yolculuğununun sonunda Erzurum’dan İstanbul’a gelmiştir.Yolculuğunun tozunu, yorgunluğunu atmak için bir hamama gider… Niyeti, şöyle iyice bir keselenip, paklanmak…Bedenini de ruhuna denk kılmaktır.

Fakat hamamcı Habib babayı içeri sokmak istemez.

‘Bugün’ der, ‘Sultan Murad’ın vezirleri hamamı kapattılar, dışarıdan müşteri alamıyoruz.’

Habib baba üzülür… Rica, minnet eder, yalvarır…

‘Ne olursun’ der, ‘kimseye varlığımı belli etmem, aceleyle yıkanır çıkarım. Bu tozlu bedenle Rabbime ibadet ederken utanıyorum.Binbir dil döker.

Hamamcı ehl-i insaftır… Dayanamaz… Kabul eder… Hamamın en sonundaki odayı göstererek …

‘Baba şu odada hızla yıkanıp çık, parada istemem. Yeter ki vezirler,senin farkına varmasınlar.’

Habib baba sevinerek kendine gösterilen yere girer. Yıkanmaya başlar… Ve bu arada hamamcının karşısında yeni bir müşteri belirir. Boylu, poslu, genç, yakışıklı biridir bu gelen. Onunda görünümü fakirdir… Ama sadece görünümü… İkinci müşteri kılık değiştirmiş, 4.Murad’dır. O gün vezirlerinin topluca hamam alemi yapacaklarından haberdar olan padişah merak etmiştir.

‘Hele bir bakalım’ demiştir, ‘bizim vezirler, hamamda benden uzakta, kendi başlarına ne yaparlar, nasıl eğlenirler?’

Ve bu merak padişahı, tebdil-i kıyafet ettirerek, hamama getirmiştir.
Az önce yaşananlar bir kez daha tekrarlanır…

Hamamcı vezirler der almak istemez… Padişah ise, ne olursun der, bastırır ve padişah galip gelir… Habib babanın yıkanmakta olduğu odayı göstererek, genç padişahın kulağına fısıldar:
‘Şu odada bir ihtiyar yıkanıyor. Sende sar peştemali beline gir yanına… Beraber sessizce yıkanın, bir an evvel çıkın… Ve ekler:
‘Aman ha! Vezirler varlığınızı bilmesinler.’

Sonra 4.Murad da Habib babanın yanına süzülür. Beraber sessizce yıkanmaya başlarlar. Bu arada, hamamın büyük salonundan gelen tef, dümbelek, şarkı, türkü sesleri ortalığı çınlatmaktadır…
Habib babanın gözü, genç hamam arkadaşının sırtına takılır. Biraz kirlenmiş gibi gelir ona… Allah hikmeti gereği dostuna, o
yanındakinin tedbil-i kıyafet etmiş padişah olduğunu ilham etmemiştir…
Ve yanındakini, görüntüsüne uygun, kendi gibi fakir bir delikanlı zanneden Habib baba yumuşak bir sesle konuşur:

‘Evladım’ der, ‘Sırtın fazlaca kirlenmiş, müsade edersen bir keseleyivereyim.’

Padişah aldığı bu teklif karşısında şaşkınlaşır ve büyük bir haz duyar… Haz duyar, çünkü ömründe ilk defa biri ona, padişah olduğunu bilmeden, sırf bir insan olarak, karşılık beklemeksizin bir iyilik yapmayı teklif etmektedir.

Memnuniyetle Habib babanın önünde diz çökerken: ‘Buyur baba’ der, ‘ellerin dert görmesin’ Bu arada içerideki alemin sesleri hamamı çınlatmaya devam etmektedir. Habib baba, 4.Murad’ın sırtını bir güzel keseler… Fakat padişah kuru bir teşekkürle yetinmek istemez.. Ne de olsa insandır ve o da her insan gibi kendine yapılan iyiliklerin kölesidir.

‘Baba’ der, ‘gel bende senin sırtını keseliyeyim de ödeşmiş olalım.’

Habib baba, teklifin kimden geldiğinden habersiz, tebessümle; Olur evlad’ deyip, sultanın önünde diz çöker. Bu arada, Sultan Murad kese yaparken bir yandan da Habib babayı yoklar, ağzını arar…
‘Baba’ der, ‘görüyormusun şu dünyayı… Sultan Murad’a vezir olmak varmış… Bak adamlar içerde tef,dümbelek hamamı inletiyorlar, sen ve ben ise burada iki hırsız gibi…’
Habib baba Sultan Murad’ın cümlesini tamamlamasına fırsat bile bırakmaz, kendi hükmünü söyler… Sultan Murad’ın Habib babadan duydukları, ağzı açık bırakıp, keseyi elden düşürten cinstendir:

Ah Be evladım’ der, Habib baba, ‘Sultan Murad dediğin kimdir?
Sen asıl Alemlerin Sultanına kendini sevdirmeye bak ki,
O seni sevince sırtını bile Sultan Murad’a keselettirir…

footer
Aklı olan karı ile koca birbirlerine üzmezler ...
 


 

Aklı olan karı ile koca birbirlerine üzmezler.
Huysuz kimsenin hayat arkadaşı
Devamlı üzülerek sinir hastası olur.Sinirler bozulunca çeşitli hastalıklar hasıl olur.
Hayat arkadaşı hasta olan bir eş mahvolmuştur. Saadeti sona ermiştir.
Eşinin hizmetinden yardımlarından mahrum kalır.
Ömrü onun dertlerini dinlemekle geçerHayat arkadaşına yapacağın huysuzlukların zararlarının kendine de olacağını düşün
Ona karşı hep güler yüzlü tatlı dilli olmaya çalış
Bunu yapabilirsen rahat ve huzur içinde yaşar
Rab’bininde rızasını kazanırsın bir hataları varsa sertlikle değil iyilikle halledeceksin
Zaman en iyi ilaçtır. Bak evladım
Bu gibi durumlarda sakin olmak lazımdır
Sen iyi olursan karşındaki de iyi olur
Öfkene mağlup olma
Öfke şeytandandır.
Hanımının ve çokçuklarının iyi olması için dua edeceksin.
Peygamber efendimiz dua müminin silahıdır buyuruyor
Hepimiz dua edelim
İnşallah aranızdaki sıkıntılar zail olur.
Şimdi anladın mı evladım.

Şunu da unutmayın dua etmeyen arzusuna kavuşamaz
Namaz vakti gelince kılmak istemeyen son nefesinde
Kelime-i şahadet getiremez.


HAYAT BİN KAYS EL HARRANİ

footer
Hayal mi, Gerçek mi?........
 


 

Çocukların sessiz ve masum tebessümlerinin özlemindeyim. Masumiyete, gerçek sevgiye öylesi hasretim. Yaşlandıkça eskiyor mu, yaşlanıyor mu duygular?.. Yaşlılar ve çocuklar; aynı gibi görünseler de ayrı diyarlardalar sanki. Ufaklıklarda heyecan ve neş'e, yaşı ilerleyenlerde nedense bir hüzün ve bir telaşe... Yıllar bu kadar güçlü olabiliyor demek... Heyecanı burukluğa, neş'eyi garipliğe dönüştürebilecek kadar güçlü... Çocukların dilinde "bir zamanlar" ibaresi yok, onlar heyecanla bir "büyüyünce" kelimesi iliştiriveriyorlar sözlerine. Ve büyüyorlar... Keşke büyüdükçe küçülmese hayal ve ümit kaplı dünyaları.

 İnsanı yaşlandıran, geçmişe özendiren, ândan uzaklaştıran hayali yanlış yorumlayışıdır belki. Hayalin ardında gerçeği bulamayışın verdiği hayal kırıklığı mı demeli yoksa? Şu yaşlarda, yani yirmilere yeni adım atmışken, hayat hiç çekilmez ve hiç yaşanmaz görünmüyor. Hayalin hayal ve gerçeğin gerçek olduğunu bilmek gayreti, pekiştiriyor yaşama isteğimi. Belki yaşı ilerlemiş kimselerin ifadesiyle "hayat henüz ciddi tecrübelerle gelmedi karşıma, belki bu yüzden hayatı seviyorum." Ancak düşünüyorum ki, büyüklerin hep "tecrübeleriyle" anlattıkları yaşam ve benim zihnimdeki çok farklı. O onların yaşamıydı ve sıra benimkinde. Onların hayatını tekrarlamak için gelmediğimi düşünüyorum. Belki onların başarılı olamadığı imtihanlar ve kendilerini yaşamdan soğutan tecrübeler bir başkası için hayata daha çok sarılma vesilesi olurdu. Belki matlaşan cümleler bir ışıltıya bürünürdü bir gün... Gün gelirdi, bulutların üstünde dolaşanlar yeryüzünde ve yanı başlarında uçuşan mutluluklardan haberdar olurlardı.

 Hem bize lazım olan muhabbet değil midir? Ve içimizdedir muhabbet. Bence neş'e ve paylaşımdır hayatı yaşanmaya değer kılan... Bir dostumun benimle paylaştığı hadis-i şerifte Peygamberimiz "hiçbir şeyleri yoksa insanlar neş'elerini paylaşsınlar" buyuruyordu. Neş'e ve paylaşım... İlahi sevk, şevk ve tecellilerin paylaşımı... Böyle olduktan sonra, bulutların üstünde uçmak ve küçük bir odada kalmak arasında pek fark kalmıyor. Hayal kırıklığı da kayboluyor. Sevmek kalıyor geriye. Hem de her yaşta, yakaladığımız her an ve her mekanda, her şeyi sevmek... "Keşke"lerden uzakta, pişmanlıklardan ve yaşlanmışlıklardan kurtulmuş bir yaşamak seriliyor önümüze. Çocukların bakışlarındaki ışık kadar gerçek ve sade... Öylesine bir masumiyetle yaşamak...

footer
Yusuf Olmaksa Muradin Ya Da Züleyha ...
 


 

Korkmayacaksın ölümden.
Ölümün ayrılık değil kavuşmak olduğunu bileceksin.
Dünyaya kafa tutacaksın tek başına.
Yandaş yoldaş aramayacaksın.
Bir ’ına bir kendine güveneceksin sadece.
Yol arkadaşın terk etse bile seni yarı yolda,aşkına sahip çıkacaksın sonuna
kadar.
Tek başıma taşıyamam demeyeceksin.
Ölünceye kadar taşıyacaksın şerefle.
Karşılık beklemeyeceksin.
Sevmek olacak tek amacın.
Sevilmemişsin ne fark eder.

Ayıplanmaktan korkmayacaksın.
Sevgini gurur madalyası olarak taşıyacaksın göğsünde, kim ne derse desin…
Sevgin için zindana atılmayı da attırmayı da göze alacaksın.
Karanlıklar sırdaşın, böcekler yoldaşın olacak.
Bileceksin sonunda ayrılık olduğunu.
İsyan etmeyeceksin, vuslat beklemeyeceksin.
Zaman ve mekan sizi ayıramayacak.
Nerede olursan ol, her daim sevdiğinin yanında olacaksın.
Üzüntüsüne üzülecek, sevincine sevineceksin.
Sanma ki beraber olmak için yan yana olmak lazım.
Gönüller beraberse mesafenin ne önemi var!..
Gönül gözüyle görecek, duyacaksın.
Gönül diliyle konuşacaksın.
Bilmez misin gönlü kainat bile kuşatamaz dar gelir.
Gönül dilinden anlamam konuşamam, dayanamam bu çileye karşılıksız hiçbir şey veremem diyorsan; talip olmayacaksın Yusufluğa.
Yusuf olmak için Yusuf gibi yürek gerek, gönül gerek, iman gerek.
Züleyha değilsen eğer peşine düşmeyeceksin Yusufların.
Kendi ayarında birini seveceksin ki mutlu olasın.
Her babayiğidin harcı değildir Yusufluk ve her kadının harcı değildir Yusuf yüreklileri taşıyabilmek, layık olabilmek, Züleyha olabilmek!..

footer
Kalpte Ne Varsa,Yansıyan Odur....

    
 

 

 

 

 

 

 

Ahlâk, kalbin içindeki şeylerin dışa yansımasıdır Herkes, davranışları ile fıtratında gizlenen sıfat ve kabiliyetleri ortaya koyar İnsanın davranışlarını yönlendiren merkez kalptir İnsanın dili, eli, gözü, kulağı, ayağı ve diğer azaları kendi başına bir iş yapmaz Bu organlar nasıl hareket edeceğini bilmez ve belirlemez Hepsi memurdur, amirleri kalptir

İnsanın iradesiyle yaptığı bütün işler kalbin emrine ve yönlendirmesine göre yapılır Yapılan her iş kalbin meylini, muhabbetini, irade gücünü, tercihini ve aklın seviyesini gösterir

Kalbi sıhhatli ve güzel olan kimsenin işleri sağlam ve güzel olur Kalbi hasta olan kimsenin ise, işleri sakat ve bozuk olur

İnsanın davranışlarındaki bozukluk, kalbinin inkâr, gaflet ve günahla manen hasta oluşundan kaynaklanır Kalp, Yüce Yaratıcı’yı tanımakla sıhhat bulur, güzel bir tevbe ile manevi hastalıklardan kurtulur Allah sevgisiyle kuvvetlenir, zikir ile huzura erer, edeple süslenir, ibadet ve itaatla güzel olur

Bir kul,Yüce Rabbi’ni ne kadar tanırsa o derece sever, sevgisi kadar zikreder, bu zikri hayatına yaydığı kadar edepli olur Böyle olunca da herkes Yüce Allah’ı ne kadar tanıdığını ve sevdiğini davranışları ile ölçebilir

Rasulullah sav Efendimiz, kalbin konumunu şöyle belirtmiştir:

“İnsanın vücudunda bir yer var ki, orası güzel olursa bütün beden güzel olur, bozuk olursa bütün beden kötü olur Dikkat edin o kalptir” (Buharî, Müslim, İbnu Mace)

Bir Oku Bin Düsün
    

Işık saniyede 300 bin kilometre yol alıyor ve aydan dünyaya 1 saniyede geliyor da, hayâl, milyarlarca ışık senesi tutan mesafeyi bir anda kestiriveriyor. Neyi ve nereyi hayâl ederseniz, onda ve oradasınız. Demek insanda zaman ve mekân üstü bir arayıcılık kudreti var... 

Aranan Ve arayan olmadan arayan ve arama olmayacağına göre, ki arıyorum, kimi aramaya memur bulunuyorum?

                                     Devamini Oku

Dinimi ögreniyorum
        

 
Dinimi Ögreniyorum                 ilahiler                               Namaz
footer
Merak Uyandiran Konular

      Cinler                       Seytan                Cinsel Hayat 

    Sihir                    Güzel Sözler          Bunlari                                                                         Biliyormuyuz

footer
Kadinca

     Kadin             Tesettür      Adet/Lohusalik    Hanim Sahabeler

footer
Naksibendi Tarikati

        

İlim muşahede ve keşif sahibi kimselerin tecrübeleri ile Nakşı-           bendi tarikatı bütün tarikatların en kolayıdır. İlahi ahadiyetin              tecellisine mazhar olmak için Nakşıbendi tarikatı insanı en                   kısa yoldan ulaştırır. Çünkü Nakşide müridin çalışmasından çok mürşid çalışır. Mürşid çok çalışır ve kalbindeki feyizleri müridin           kalbine aktarır. Nakşıbendi tarikatının önderi ve Şah'ı ;                     Hz.EBUBEKİR (r.a.) ' dır. Resulullah Aleyhisselatu vesselam;                bir Hadis-i Şerif'te ; " Yüce Allah (c.c.) benim kalbime neyi aktarıyorsa, bende O'nu Ebubekir'in kalbine aktarıyorum " buyurmuşlardır.

                                                                                Devamini Oku....

footer
Kapısında kıtmir olmak ...

Kapıda Kıtmir Olmak 

 

 

 

 

 

Veli olmadığı halde ,ALLAH dostlarını seven kimse kendisini,

Ashab-ı Kehf'in köpeği gibi görmeli,iyi insanlarla manen
beraber olduğu için,

hiç bir zaman ümitsiz ve eli boş dönmeyeceğine inanmalıdır.

Rasullullah Efendimiz (sav),salih zatların sohbetinde bulunan

fakat onlardan olmayan bir zat hakkında:

Onlar o kadar iyi insanlardır ki,sohbetlerinde bulunanlar

bedbaht ve mahrum kalmazlar. (Buhari,Deavat,Tirmizi,Deavat)

Ey Rabbim !
Bir köpek bile Senin dostlarının izini takip ederek birkaç adım

 yürüdü ve Sen o köpeği sahiplari Ashab-ı Kehf ile aynı

muameleye tabi tuttun.

Ben de Senin dostlarını sevdiğimi iddia ediyorum,bundan

başka davam yok, velilerin bineklerinin eğerine kendimi

 bir torba gibi bağladım.
Onlarla beraber olmak istiyorum...

İlahi... Ey benim Yüce Sultanım
Gerçi şu sözlerimin hiç bir kıymeti yoktur,biliyorum ki bu yolun

yolcuları yanında ben bir hiçim...
Ama onları ve Onların sözlerini,hallerini ve işaretlerini çokkk seviyorum....

Ey Rabbim
Kayyum sıfatındaki vahdaniyet hakkı için,nebilerin Rasullerin

 temiz ruhları,mukarreb meleklerin,velilerin, alimlerin,kamil

kulların hakkı için bu aciz garibi sufiler zümresinden ayırma....

footer
Kim Samimi ?
 İkinci bin yılın yenileyicisi İmam Rabbanî k.s. şöyle buyurur: “Şeklen namaz kılan, oruç tutan çok kimse vardır; fakat İslâm’ın koyduğu sınırları gözeten, haram ve şüpheli şeylerden sakınan takva sahibi kimseler pek azdır. Haklı ile haksız, samimi olan ile samimi olmayanın arasını ayıran ölçü, işte bu takva ve sakınma, yüce Allah’tan gerçek manada korkma, saygı duyma halidir.”           İmam Rabbanî, Mektubat
footer
Günün ibretli sözü

 

Sabır; Bir işi bir dakika önce alma aceleciliğinden, bir dakika sonraya bırakma tembelliğinden kaçınma ve korunma iradesi demektir.

Sakın kendini Eşkiyalarla (günahkâr) mukayese etme, kendini evliya sanırsın

İyilerle mukayese et ki, hatalarını bulasın..

Fare huylulara, kedi bey olur.    (Mevlâna)

 

footer
Cenaze Namazı Kar Fırtına Dinlemez ...

footer
DAHA BİZİM HAZİNELERİMİZİN KAPISINI ÇALAN OLMADI......

DAHA BİZİM HAZİNELERİMİZİN KAPISINI ÇALAN OLMADI.....

Cüneydi Bağdadi (K.S) der ki: "Bu tarikata, bu yola inanmak bile keramettir." Ve vasiyetinde; "Bu taifeye ve bu taifenin sözlerine inanan birisini görürseniz, bana da dua etsin" buyurmuşlardır.

İmam-ı Rabbani (K.S) de; "Bu velilerin zahirleri öldürücü zehirdir. Sadece zahirlerine bakan helak oldular. Batınları ise, nur kaynağı, felah kaynağı ve selamet kaynağıdır." diyor.

İbrahim Hakkı Erzurumlu(K.S.) da öyle diyor:

"Eğer avam (halkın genel seviyesi) bu velilerin batınlarını görselerdi ilah diye taparlardı."Haşa...


                               Devamin Oku.....

footer
Basörtüsü

YERYÜZÜNDE
BAŞÖRTÜSÜ
ZULMÜ'nün
SONA
ERMESİ
DİLEĞİ
İLE...
Ve Sizler...
O gün ayetler, sizin omuzlarınızdan söz ediyordu..
Başörtüsünü bir sancak gibi yapan Eliftiniz.
İnce Ceylan derisinde, sülûs yazılarla, süslü ''Nur'' ayetlerinin şavkıydı dalgalanan..
Üç küçük ağaç dallarını size dönüp çiçeğe döndü O gün.
Rüzgar bazen pervaz ediyor, ince beyaz çiçeklerin arasından süzülüp, sizin başörtünüzde duruluyordu...
Ve derken..
Gökte, güneş gelip başınızın üstünde durdu..
Hüznün şerefelerinde mavi ezan çiçekleri açıldı...
Siz.. bir zulmün üzerine yürür gibi yürüdünüz..
Siz.. ayetlerde omuzlarından söz edilenlersiniz
Siz.. yeryüzünün bütün meydanlarında başörtüsünü birer sancak gibi taşıyanlarsınız..
Siz.. iffet ve namus timsalleri...
yeryüzünün zümrüt parıltılarısınız...
Siz.. yeryüzüne sığmayan, iman çağlayanlarısınız..
Ve Sizler BACILARIM..
Başörtüsü için çile çeken, gözyaşı döken bacılarım...
Allah yolunda her türlü tehdide, işkenceye, zulme göğüs geren, dövülen, horlanan..
Sözlerinde, özlerinde gönüllerinde imanın nurunu dalgalandıran..
Allah için, seherlerde kanlı gözyaşları arş-ı alaya dayanmış sizler...!
BACILARIM... SİZLERE SELAM OLSUN!
Ve sizler, öyle kimselersiniz ki;
Allah ve Rasulünü dünyadan ve dünyadakilerden üstün tutanlarsınız...
- Sizler Allah'tan ümit kesmeyenlersiniz..
- Sizler Dertlerini sessiz-beyaz dilekçelerle Allah'a sunanlarsınız..
- Sizler istediklerini yalnız ve yalnız Allah'tan isteyenlersiniz..
Ve sizler..
-Allah'ın mahşerdeki hesabını unutup, size alaylı gözlerle her türlü acımasızlığı yapanların yüzüne;
Şanlı direnişinizi tokat gibi çarpan sümeyyelersiniz..
SİZLERE SELAM OLSUN..
Bakın! duyuyormusunuz..
İşte ecdadın sitemkar sesleri
Şanlı ecdadın mezarlarında kemikleri sızlıyor..
Vatan için, millet için, bayrak için, Kur'an için, başörtüsü için, namus için can vermiş.. Şehit olmuş şanlı ecdad..
Bizler, ümmetin erkekleri boynumuz eğik.. Ama onlar.. onlar medar-ı iftiharlarınız..
Mezarlarında rahat uyumayan yüzbinlerce şehid'in al kanları..
BACIM
İnan ki, senin başörtünde gül bahçesine dönüşmüş..
Onların kanları boşa akmamış..
Onlar gül bahçelerini sulayan; Eyyub El-Ensariler, Ulubatlı Hasanlar, Sütçü imamlar, Akifler..
Ey Sütçü imam.. İki bacımızın yaşmağını aldılar diye maraşı kana buladın..
HEYHAT..!
Gel görki, şimdi senin şuuruna ne kadarda da muhtacız..
Hakkını helal et!
Senin emanetine sahip çıkamadık..
Senin huzurunda duracak yüzümüz yok..
Bacılarımızın, kızlarımızın derdine derman olamadık..
Onlar okumak istiyorlar..
Ama gel görki senin torunlarını başörtülü diye sokmuyorlar okullarına..
O gün fransız, ingiliz yunan dölleri;  Bayrağa, başörtüsüne, namusa el uzatıyordu..
Bugün adı müslüman olan, Mehmetler, Ayşeler maalesef birer başörtüsü celladı kesilmişler..
Başörtüsünü düşman bellemişler..
BACIMIN İFFETİ BATMAKTA REZİLİN GÖZÜNE..
ACIRIM TÜKRÜĞE BİLLAHİ ! TÜKÜRSEM YÜZÜNE
diyor merhum Akif
Reziller görevlerini yapıyorlar..
Peki ya bizler? Adı müslüman olan bizler..
Lafı gelince mangalda kül bırakmayan bizler, üzerimize sanki ölü toprağı serpilmiş..
Evlerimizdeki rahat koltuklarımızdan onların gözyaşlarını izliyoruz.
utanmadan.. utanmadan..
Ve SEN   okula alınmayan, gözyaşları arş-ı alayı titreten BACIM.. BAKAMIYORUM YÜZÜNE.. UTANIYORUM..
Sana karşı vazifemi yapamadım.. Beni affet..
Biliyorum.. O her şeyin hesabının hakkıyla sorulduğu yerde, yakama yapışacaksın..
sana diyecek sözüm yok.. Tükür.. Tükür yüzüme.. bacım..
Tükür.. Tükür..
Benim şahsımda adı erkek diye geçinenlerin hepsinin yüzüne tükür..!
AH BACIM..
Senin gözyaşlarını görecek gözlerimizin önünde, şimdi neler var neler..
Paralar.. altınlar.. evler.. dünyalıklar..
Senin yaşadıklarını hissedecek yüreğimizde öyle bir pas varki, kapkara..
Kalplerimiz ise taş kesilmiş.. kaskatı olmuş..
Ah BACIM   ah..
Sen   yinede üzülme..
Hergün beraber olduğun insanlar, hemde adı müslüman olan bunca insan,
annen, baban, kardeşlerin, bizler, kısacası hepimiz..
Bu kayıtsız hali, lakayıt hali, seni düşündürmesin.. ağlatmasın..
Bizler vazifemizi yapamasakta sen yine de üzülme..!
Ümitvar ol..
BACIM..
Unutma! tez geçer zulmün ezası. Sabretmeyi bileceksin tamam mı?
* * * * * * * * * * * * * * * * * * *
Çevirmez ahını Allah öksüzün Pek basittir, devrilmesi köksüzün Her kim olsa haksızlığı haksızın Suratına çalacaksın tamam mı?
* * * * * * * * * * * * * * * * * * *
Yolunuz her zaman Allah yoludur! Bu öyle bir çileki, kökü şehid kanıdır! Hak haklının en mukaddes malıdır. Vermezlerse alacaksın tamam mı?
* * * * * * * * * * * * * * * * * * *
Yalana hayır, bu gerçeğe evet Mücadeleden yılma, kalsanda tek fert Birde ötesi var, buranın elbet, Nasıl olsa güleceksin... güleceksin... Güleceksin tamam mı?  * * * * * * * * * * * * * * * * * * * ALLAHIM,  Bizlere yüzümüz ağırtan böyle nesiller verdiğin için sana şükürler olsun..
ALLAHIM,  Ayakları senin davanda sabit olan bu güzide evlatları, bütün ümmeti muhammede ibret eyle, rehber eyle..
ALLAHIM,  Bütün bu yapılanlar, ümmetin dağınıklığından.. En kısa zamanda bütün müslümanlara, birbirini sevmeyi, birbirleriyle kardeş olmayı ve birleşme şuurunu nasip eyle..
ALLAHIM sen Mevlamızsın..  Bizleri bağışla.. bizleri şuurlandır.. gözlerimizi aç.. kalplerimizi yumuşat.. ayaklarımızı kaydırma.. davamızda zafer nasip eyle..
AMİN... AMİN... AMİN  * * * * * * * * * * * * * * * * * * *

footer
Mürside Saygi
   Seyyid Taha k.s. hazretleri vakar ve heybet sahibiydi. Taşıdığı manevi nurun güzellikleri insanın içine işler, kalbine tesir eder, gözler onu süzerdi. Onun meclisinde kalpler bambaşka huzur bulur, gönüller rahatlardı. Kimse hata yapmak istemez, yüce huzurda edep ile boyun bükerdi. Eller kendiliğinden kenetleniverirdi. Halifesi Seyyid Sıbğatullah Arvasî k.s. hazretleri, mürşidi Seyyid Taha hazretlerinin kendisine şöyle buyurduğunu naklediyor:

   “Aç aslanın elinde bir tavşan nasıl korkarsa, sen de mürşidinden öylece korkup çekinmelisin. Çünkü ben de mürşidim Mevlâna Halid k.s. hazretlerinden çok korkar, saygı duyardım. Bu korku sevgiden ileri gelir. Kalpteki manevi hastalıklarla birlikte küfrü de yok eder.”
 
footer
ZAHİR İLE BATIN ÇATIŞIR MI?

        

    İslâm tarihinin belli dönemlerinde, İslâm’ın zahirî hükümlerini öğreten medrese ile, batınî edebini öğreten tasavvuf ehli arasında tartışmalar yaşanmış, bazen de haksız yere birbirlerini incitmişlerdir. Günümüzde de benzer tartışmalara rastlamak mümkündür. Her ki grup da haklı olduklarını ve bunu din adına yaptıklarını söylüyorlar. Eğer her iki grup da haklı ise bu çekişmenin sebebi ne olabilir?

   Bugüne değin Ehl-i Sünnet çizgiden kopmamış zahir ehli ile batın ehli arasında olagelen çekişmeler iyi incelenirse görülecektir ki, birbirine zıt olan ve çekişen dinin zahir ile batın ilmi değil, bu ilimlere sahip olduklarını söyleyen bazı kimselerin ıslah olmamış nefisleridir.

   Bazıları zahir ilmi ile batın ilmini ayrı düşünür, ikisini birbirine zıtgörür, bunun için batın ilminin reddedilmesi gerektiğini söyler. Bazıları da asıl olanın batın ilmi olduğunu, zahirin şekil, resim ve temsilden ibaret bulunduğunu, zahirdeki ilim ve ibadetlerin ancak avam halkı ilgilendirdiğini, hali ileri ve yüksek olanların bu tür sorumluluklardan kurtulduğunu söyleyerek dinin temelini oluşturan zahiri ilimleri ve amelleri terk eder. Üzülerek belirtelim ki, her iki grup da İslâm aleminde büyük fitne ve yıkıma sebepolmuşlardır.                     

Devamini Oku ...                      
                                                                          

footer
Sultan Murad Han
 SULTAN MURAD HAN

Sultan Murat Han o gün bir hoştur. Telaşeli görünür. Sanki bir
şeyler söylemek ister sonra vazgeçer. Neşeli deseniz değil, üzüntülü
deseniz hiç değil. Veziriazam Siyavuş Paşa sorar :
- Hayrola efendim, canınızı sıkan bir şey mi var?
- Akşam garip bir rüya gördüm.
- Hayırdır inşallah?..
- Hayır mı şer mi öğreneceğiz.
- Nasıl yani?
- Hazırlan, dışarı çıkıyoruz.
Ve iki molla kılığında çıkarlar yola. Görünen o ki padişah
hâlâ gördüğü rüyanın tesirindedir ve gideceği yeri iyi bilir. Seri,
kararlı adımlarla Beyazıt'a çıkar, döner Vefa'ya,Zeyrek'ten
aşağılara sallanır. Unkapanı civarında soluklanır. Etrafına daha bir
dikkatle bakınır. işte tam o sırada yerde yatan bir ceset gözlerine
batar. Sorarlar;
- Kimdir bu? Ahali:
- Aman hocam hiç bulaşma, derler. Ayyaşın meyhuşun biri işte!..
- Nerden biliyorsunuz?
- Müsaade et de bilelim yani. Kırk yıllık komşumuz.

                                                                             Devamin Oku..
footer
GÜLERYÜZLÜ OLMAK VE HERKESE İYİLİK YAPMAK
Ebu Medyen Mağribî (k.s) şöyle diyor: “İnsanlara karşı güzel ahlâk, onlarla iyi geçinmektir. Alimlere karşı güzel ahlâk, onlara ihtiyacı olduğunu bilmek ve kendilerini edebe uygun olarak dinlemekle olur. Marifet ehline karşı güzel ahlâk, huzurlarında sükûnet üzere bulunmak, onlardan gelecek feyzi ümitli ve sabırlı olarak beklemekle olur. Yüksek evliyaya karşı ise, kalp kırıklığı ve tevazu halinde bulunmakla olur.”

Hasan-ı Basrî’ye güzel ahlâkın ne olduğu sorulduğunda şöyle demiştir: “Güzel ahlâk, güler yüz, tatlı söz, herkese iyililk yapmak ve kimseye kötülük etmemektir.”

İbnü’l-Mübarek’e, “İyi ahlâk nedir?” diye sorulunca, “Güler yüzlü olmak ve herkese iyilik yapmak” cevabını vermiştir.

Serî es-Sakatî (k.s), şöyle diyor “İyi huy, başkalarını incitmemek ve onlardan gelen sıkıntılara katlanmaktır.”

Büyük ariflerden Mevlana Halid el-Bağdâdî ise (k.s) şöyle demiştir: “İnsanlardan gelen sıkıntılara katlanmak, Allah Teala’nın beğendiği, Rasulullah’ın sevdiği ve büyük evliyanın özendiği bir ahlâktır.”
 
Muhammed Saki Erol
Her Nefis Ölümü Tadacaktir.....

footer
Sultan Seyyit Muhammed Rasid Erol (K.s)
ibretlik Görüntüler   !!!
Boykota katilmaya sende varmisin? O zaman izle !!
Allah Dostlarinin Halleri/Onlarin Namazi bir baskaydi
Mekkenin Uzaydan Görünümü
Mescid-i Nebevi'nin Uydudan Görünüşü
Camiileri 3D olarak gezmek istermisiniz? Buyurun Gezelim.
Gezelim Görelim- Türk illerine gezintiye varmisiniz?
Canakkale Savasinin Belgeselleri ve Video görüntüleri
Üzerinde Hadis Yazili Resimler
Gülermisin-Aglarmisin
Kabenin örtüsünün yapilisini hic merak ettinizmi?  
Duyuru

ILAN PANOSU

 

---

Cübbeli Ahmet Hoca (Ahmet Mahmut Ünlü) Sali ve Persembe Günleri Türkiye Saati ile 20:30´da Ahmet Yesevi Derneginden Canli Sohbet Yapmaktadir. Sohbetler bölümünden izleyebilirsiniz.....

--



 

---

Yarbay Mehmet Ildirar Efendinin Sohbetleri eklenmistir......indirmek icin tiklayiniz

--

Gönül Dostu

footer
ölüm ver allahım verme ayrılık....

footer
Tefekkür...

 

footer
Özlem...

footer
Dursunali Erzincanlı "İlk Yıldızlar"

footer
Ugur isilak ..Sen Olmadigin Zaman

footer
Gel Gidelim Gavsa Gönül

footer
Radyo Gönül Dostu

Radyoyu Dinlemek icin Play Tusuna Basiniz...............

footer
Radyo 15

Image Hosted by ImageShack.us

footer
Geecmisten Günümüze Yahudiler
footer
Sigaranin Faydalari

   

Faydalarini okumak icin tiklayin...

footer
Unutulmaz  Ezgiler

footer
Multimedya

 

footer
Güncel Haberler
footer
Salihlerden inciler

Gönül Dostu

...N'ola ihsan ola senden...

Eğer bir gün dünyaya ait çok büyük bir derdin olursa Rabbine dönüp:

“Benim çok büyük bir derdim var” deme! Derdine dönüp:

“Benim çok büyük bir Rabbim var” de!

* * * * * "Eğer kullarım sana Benim hakkımda sorular sorarlarsa !

-(bilsinler ki) Ben çok yakınım; dua edenin yakarışına her zaman karşılık veririm:

Öyleyse onlar da Bana karşılık versinler ve Bana inansınlar ki doğru yolu bulabilsinler."[2:186] * * *

Hayırlara vesile olması, hâlimize iyi gelmesi niyazımızla Vakt-i şerif, Cuma, ahir ve akibet hayrola efendim!

"SEVGİ TELESKOPTAN BAKAR, KISKANÇLIK İSE MİKROSKOPTAN.."

Yorumu ise;

"Sevgi'yi" kısaca bir yıldıza benzetebiliriz. Yıldız ki dünyadan daha büyüktür ki,

"Sevgi" bu olsa gerek.. "Kıskançlık ise küçücük bir mikrop parçası gibi bişey.. Mikroskoptan ancak gözle görülemeyen cisimlere bakılır.. Kıskançlık bu olsa gerek.. Vesselam..

Unutmayın ki, dîninizin elden gitmesi dört şeyden dolayıdır ;

1 - Bildiğinizle amel etmiyorsunuz:

2 - Bilmediğinizle amel ediyorsunuz, (ilimsîz amel fayda vermez).

3 - Bilmediklerinizi öğrenmeğe çalışmıyorsunuz, bilgisiz kalıyorsunuz. .(Halbuki beşikten mezara kadar ilim tahsil etmekle emrolundunuz.)

4 - Halkı da bilmediğiniz şeyleri öğrenmekten alıkoyuyorsunuz (âdeta engel oluyorsunuz. İlmin kapısını kapamak, o kapıdan girmek isteyenlere mâni olmak çirkin bir cinâyettir).

Salih bir zatın oğluna nasihati şöyledir:

Oğlum, salihlerle beraber ol! Eğer ilim sahibi isen, ilmin onlara faydalı olur. İlim sahibi değilsen, onlardan bir şeyler öğrenirsin. Allah’ı hatırlamayanlarla beraber olma! İlim ehli de olsan, ilmin onlara faydası olmaz. İlim ehli değilsen, daha çok zarara girersin. Eğer Allah onlara gazap ederse, sen de helâk olursun. İyilerle beraber iken, Allah onlara rahmet ederse, layık olmasan da, sen de o rahmetten faydalanırsın.

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

Allahü teâlâ buyurdu ki: Benim evliyam şunlardır ki, ben anılırsam, onlar hatırlanır, onlar hatırlanınca ben anılırım.) [Ebu Nuaym]

(Evliya görülünce, Allahü teâlâ hatırlanır.) [İbni Mace] .

Peygamber efendimize kimlerle beraber olmak gerektiği sual edildiğinde buyurdu ki:

(Gördüğünüzde sizlere Allah’ı hatırlatan, konuşması ilminizi artıran, ilmi ahireti düşünmenize yarayanla beraber olun!) [Ebu Ya'la]

Haramların hepsinden kaçmak çok zordur. Ama İmam-ı Rabbani hazretlerinin bildirdiği yol ile dinin emir ve yasaklarına uymak kolaylaşıyor. O da salihlerle, sadıklarla beraber olmaktır. Yani adam olmak için adam olanlarla beraber olmaktır

Kur’an-ı kerimde de böyle buyuruluyor: (Allah’tan korkup sadıklarla [doğrularla] beraber olun!) [Tevbe 119]

Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki: (Âlimin yüzüne bakmak ibadettir.) [Ebu Davud]

(Âlimle beraber bulunmak ibadettir.) [Deylemi]

(Haramdan sakınan kimse ile oturmak ibadettir) [Deylemi]

İyilerle beraber olan iyi, kötülerle beraber olan da kötü olur. Bir âyet-i kerime meali şöyledir: (Kâfirlerle beraber oturmayın; yoksa siz de onlar gibi olursunuz.) [Nisa 140]

Zaruret olmadıkça kâfirlerle, bid’at ehli ile oturmak uygun değildir. Allah adamları ile, evliya ile salih âlimlerle birlikte bulunmaya çalışmalıdır.

“Bir kimsenin câmide cemaatle kıldığı namaz, işyerinde ve evinde kıldığı namazdan yirmi küsur derece daha sevaptır. Şöyleki bir kişi güzelce abdest alır, sonra başka hiçbir maksatla değil, sadece namaz kılmak üzere câmiye gelirse, câmiye girinceye kadar attığı her adım sebebiyle bir derece yükseltilir ve bir günahı bağışlanır. Câmiye girince de, namaz kılmak için orada durduğu sürece, tıpkı namaz kılıyormuş gibi sevap kazanır. Biriniz namaz kıldığı yerden ayrılmadığı, kimseye eziyet etmediği ve abdestini bozmadığı müddetçe melekler:

Allahım! Ona merhamet et

Allahım! Onu bağışla!

Allahım! Onun tövbesini kabul et! diye ona dua ederler.”

Kalplerin Gönülden Birlestigi Nokta..

footer
Nasihatler

Gönül Dostu´ndan

KULA BELA GELMEZ

HAK YAZMAYINCA

HAK BELA YAZMAZ

KUL AZMAYINCA

HAK KULDAN INTIKAMINI

KUL ILE ALIR

DiNi IRFAN BILMEYEN

BUNU KUL ETTi SANIR !!!!

GÜZEL HUYLU OLANIN

CAN VERILIR SÖZÜNE

CIRKIN HUYLU OLANIN

KIMSE BAKMAZ YÜZÜNE

KISININ HELAKI KENDISINI

BEGENMESINDENDIR

BIR KÖTÜLÜGÜ BEGENEN;

ONU ISLEYENDEN DAHA KÖTÜDÜR.

BASINI KURTARMAK ISTEYEN

DILINI GÖZETSIN.

ILMI OLMAYAN BEDEN

SUYU OLMAYAN SEHRE BENZER

BIR KIMSEYI TANIMAK ISTIYORSAN

DÜSÜP KALKTIGI ARKADASINA BAKSIN

INANDIGINIZ GIBI YASAMAZSANIZ

YASADIGINIZ GIBI INANMAYA BASLARSINIZ

Kulaginiza Küpe Olsun !!!

footer
Yazarlar
footer
icimden geldi.......

 
EY KUL ETME DÜNYA NAZI
KIL NAMAZI
SONRA KILARIZ DIYENIN
DÜN KILDIK NAMAZINI
footer
Esma´ül Hüsna
footer
Veda Hutbesi

 

Veda Hutbesi

Bismillahirrahmanirrahim

EY İNSANLAR!

Sözümü iyi dinleyiniz.Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz.

İNSANLAR!

Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.


ASHABIM!

Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur.


ASHABIM!

Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz deAbdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.

ASHABIM!

Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.


İNSANLAR!

Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!

İNSANLAR!


Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki

hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.


MÜ'MİNLER!


Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah Kitabı Kur'andır.

MÜ'MİNLER!

Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...


ASHABIM!

Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.

İNSANLAR!

Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir. Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başka bir soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın! Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.

İNSANLAR!

Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.

İNSANLAR!

Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

"-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz." (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

Şahid ol yâ Rab!

Şahid ol yâ Rab!

Şahid ol yâ Rab!

 


 

footer
Güllerin Efendisi (S.a.v)

picture

footer
Cocuklar icin
footer
Günün Yemekleri

 

footer
Kur´an Ziyafeti

 
footer
Namaz Vakitleri

footer
Semerkand Dergisi
footer
Linkler
footer
Anket
Sitemizi nasil buldunuz ?

Cok Iyi

Iyi

Fena degil

Kötü

Gelistirimesi lagzim

Sonuclari Göster

 
footer
Mesaj Odasi
footer
Copyright 2007 @ Yahya.A "Kalplerin Gönülden Birlestigi Nokta"  www.Gonuldostu.de.ms

http://www.tavaf.com/toplist/  islami Siteler   Yahyasaray TopList